Telefon
WhatsApp
KARDEŞİ KARDEŞE DÜŞÜRENLERİN YATACAK YERİ YOK!

Gurbet elde bunları yaşamak içimi cız etti! Neden mi? Siyaset kardeşi kardeşe, evladı babaya, komşuyu komşuya düşman ediyor! Bu nedenle diyorum; az önce yüreğimin bir parçası koptu gitti!

Kardeşi kardeşe düşürenlerin yatacak yeri yok!

“Ahmet Başkan, sizle cezaevi hukukumuz var. Ben, size MHP ve Sayın Bahçeli muhalifliğiniz nedeni ile ilişkiyi kestim yani küstüm ama düşündüm ki cezaevi yıllarımızda var. Yine de benim için çok değerli bir Ülkücüsün. Seninle buluşup dertleşmeyi ve konuşmakta yarar olduğunu düşündüm. İstersen arkadaşlığımızı tekrar kurabiliriz. “, diye bir mesaj geldi.

Ardından yazıştık: “Beni biraz anlamışsan ben, MHP ve şu anki Genel Başkan taraftarı biriyim! Bu halimle muhabbet ve samimi olmayı kabul edersen tekrar Ülküdaşlık ve kader arkadaşlığımızı idame ettirebiliriz. Bende seni anlayışla karşılarım çünkü bu dava için bedel ödeyenlerdensin.”, diye devam etti.

Ve son sözler: “AKP ve Tayyip konusunda bende seninleyim ama Partimin lideri nerdeyse orada olurum.  Ben sadece seninle Buca Cezaevi kader ortaklığımız ve ülkücü kişiliğinle beni ilgilendirdin ve sana bir ülkücü eli uzattım! Görüyorum ki isteksizsin, canın sağ olsun, tekrar selamlarımla.”

Bizim nesil bitiyor, yok oluyor.

Kimimiz tamamen unutulacağız, kimimizin ismi terörist veya dava adamı, diye kayıtlı belgelerde kalacak, zamanla araştırma yapanların gözlerine çarpacak ve onlar yazacaklar.

Destanlarımız varsa onlarda yok edilmeye çalışılıyor ve yok olacağız bir gün.

Açık söylüyorum bunu ülkücüler yazmayacak! Solcular veya demokrat düşünenler yapacaklar. Şimdi değil gururlarına dokunur ama zamanla yazacaklar buna inanıyorum. Nasıl ki Şevket Süreyya Aydemir gibi yazarlar “Komünist”, diye düşman gösterilmiş ve şimdi ülkücülerin başucu kitabı ve dava adamı, diye anıldığı gibi!

Mustafa Suphi, İttihat ve Terakki sonra Türk Ocağında ve Rusya’da esir iken Türkçüler ile tanışıp Sultan Galiyef, Molla Nur Vahidof, Burhanof, Mansurof, Maksudof, Kazakof gibi isimlerin o dönemde Mustafa Suphi ile birlikte yaratmaya çalıştığı “Türk Sosyalizmi”nin ne olduğunu araştırmadan onlara düşman olduğumuz ve sonra sahip çıktığımız isimler gibi yarın da Sosyalistler biz Ülkücülerin mücadelesini haklı görüp yazacaklardır. Örneği çoktur. Yani bizler öldükten sonra kıymetimiz bilinecektir, ben buna kesin inanıyorum ve buraya yazıyorum. Bu yazım da ileride bir öz eleştiri mahiyetinde tarihe not olarak düşülmüş olsun.

Cezaevinde birlikte yatarken sonradan bozuştuğumuz arkadaşımdan gelen mesajı kahvaltıya oturduğumda aldım ve kendisine kısa cevaplar verdim. Sabah sabah canım sıkılmış, üzülmüştüm!  Kahvaltıyı ben mi yedim yoksa kahvaltı beni mi yedi bilemedim! Çayımı, sigaramı alıp çalışma odama geçtim ve bilgisayarın başına oturdum.

Boğazım düğümlendi, yutkundum… Çünkü milli konularda canını hiçe sayan iki insan, yakın iki dosttuk! Zindanlarda kader birliği yapmıştık; ama maalesef günümüzün siyasi anlayışı bizi bu duruma düşürdü! İsimler önemli değil ama kültür birlikteliği olan insanları birbirine düşüren politikaların yansıması ve etkisi çok önemli! Zira kardeşi kardeşe düşürmek ancak şeytanın, fitnecilerin işidir.

Buca zindanlarında birlikte kader birliği yapıp, cuntacıların işkencelerine birlikte katlanıp, kurtlu yemekleri neşe içinde birbirimize ikram edip iştahla kaşık çaldığımız, yemeklerden taşları seçerek yediğimiz o günler artık hayallerde kaldı!

Fikrimiz iktidar oldu. Oldu da ne oldu? Davanın çilesini çekenler hep heder oldu, sağa sola savruldular. Kendi içimizde bizleri yok etmeye çalıştılar, vurdular, işimize engel oldular. Önümüze engel koyanlar başkaları değildi, hep içimizdekiler oldu. Kutlu davamız uğruna nice şehitler verdik, nice ocaklar söndü, ne yiğitlerin kanı toprağa aktı! Ne için? Bana 30 metre mesafeden idam edilen rahmetli Selçuk Duracık ve Halil Esendağ kardeşlerim gibi gencecik yaşında yağlı ipte sallanan Mustafa Pehlivanlı gibi daha nice yiğitlerimiz inandıkları kutlu dava uğruna seve seve ölümü gittiler. Ne için? Onlarda yaşamış olsalardı benim hissettiklerimi hissederek hüzünlenecekler, sancıyla kıvranacaklardı!

Milli Mücadelede vatanı kurtarmaya çalışan yiğitler de aynı şeyleri zamanla yaşadılar. Kimi Türkiye’yi ABD’ye kimi İngilizlere kimileri de Ruslara peşkeş çekmek istemediler mi?  Yazacak çok şey var aslında ama yazacağım her cümle boğazıma düğümleniyor!

….

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!” Zulme boyun eğilirse, zalime karşı çıkılmazsa, değerlerimizin yozlaşmasına sessiz kalınırsa bu, vatana ve millete ihanet sayılmaz mı? İşte karşı duruşumuz hep bundandır.

Amma lakin! İçim sızlayarak yazıyorum; düne kadar bütün bu olumsuzlara karşı olan biri hareketin başına geçti ve tükürdüklerini yaladı; yalattırdılar!

Korkusu nedir anlamadım, hiç kimse anlayamadı. Vatansever ve fedakâr yiğit ülküdaşlarım birbirine düşürüldü. Savundukları fikirleri unutturuldu, bu fikirlere adeta düşman olmaları istendi. Uyguladılar, uygulattılar!

Bizler; vatan, millet aşkı için ölümüne mücadele vermişsek memleketin hayrı içindir. Kurt özgürdür, kendi ideallerine bağlıdır. Bu idealleri unutarak vatanın ve milletin hayrı için mücadeleden kaçmak, emir eri gibi yaşamak Kurt’un mizacında yoktur. Biz aklımızı yemedik, beynimiz daha sulanmadı. Neler yaşadık biliyoruz, kimlerin neler yaşadığını görüyoruz.  Mankurtlaşmadık! Bizi kullanmak için arkadan vuracakları kasetlere fırsat vermedik. Aslında biz satıldık! Bizden sandığımız içimizden birileri tarafından, güvendiğimiz kişiler tarafından satıldık! Unutma ey Milletim! Karanlık günlerin mutlaka aydınlığa çıkacak zamanı vardır. Kürşad misali zulme başkaldırıp o tarihi anı yine destanlaştıracağız. Bu sefer bizden, oradan, buradan değil Türk’e düşman olmayan, vatansever herkesle kucaklaşarak. Galiyev misali. Mustafa Kemal’in Kuvayı Milliye misali.

Kuvayı Milliye Ruhu uyanmaya başladı!

Kurtuluş ve istiklal yakındır unutma ve yılma!

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Puan Durumu

Takım OM G M P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21

Reklam

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği